biricik insan için tüm zaferlerim.
Merhaba 2. gün
14 Eylül 2010 Salı
Henüz saat 5 suları. Akşam olmadı, gece ise hiç olmadı. Canımı sıkan açlık değil, zaten aç değilim. Bence bugün oldukça düzgün beslendim. Sabah 1kase sütle, cornflakes'i karnıma indirdikten sonra, 08.15 sularında, saat 10 gibi dershanede ara öğün yaptım. İki adet büyümix tarzı küçük yoğurtlardan yedim ve bir adet te galeta kepekli olanlardan. Sonra öğlen 1'de mercimek çorbası vardı bugün ondan içtim 1 kase, 2 kepekli galeta daha. Sonrasında çay içtim 2 kupa ve sonra da 1 kupa yeşil çay içtim. Sanırım hayatımın hiç bir döneminde olmadığı kadar çok sıcak içecek tüketmeye başlıyorum. Öğretmenlik mesleği zor tabi, hep konuş konuş, öğrencileri susturmaya çalış, insanın boğazı ağrıyor bir süre sonra, sıcak içecek gibisi yok o an. Neyse işte, şimdi de 4.30 gibi eve geldim. 5e yaklaşırken saat 1 adet elma yedim. Akşam 7de de akşam yemeğimi yerim. Ekmek yemesem mi diyorum. Sonra işte dün akşam olduğu gibi, geceler uzun, mutfağı tırtıklamaya başlamayayım sonra! diye düşünerek, az ve öz de olsa yemem gerektiğini düşünüyorum. Bugün zaten sadece galeta yediğim için, sindirim sistemimi durdurmak istemem kısacası :) Gülen yüz koyduğuma bakmayın bu arada, içim çok huzursuz ve hasta. Hasta derken duygusal açıdan tabi. Neden böyle oluyorum bilmiyorum. Diyet yapmamın en başlıca sebebi sadece kendim olmam gerekirken, 'O' ya hani. Ellerim titriyor işte yokluğunda. Göğsüme bi sancı oturuyor gitmiyor. Sanki, ne yaparsam yapayım olmayacak gibi. Ama düşünüyorum düşünüyorum ve sonucunda vardığım tek nokta: Hayatta onun kadar kimseyle mutlu olamayacağım fikri oluyor. Tamam mutluluk belki de ufak tefek şeylerden zevk almayı bilen birisi için çok çok uçlarda değil, ki bence ben mutlu olabilmeyi bilen bir insanım. Ama sanki, onunla olursa daha bir güzel olacakmış gibi. Onsuz olmasının şu an benim hayallerim için bir anlamı olmayacakmış gibi. Sanki biz görmek istediğim tüm ülkeleri birlikte gezmeliymişiz gibi ve birlikte dinlemeliymişiz en güzel müzikleri, birlikte filmlerin galalarına gitmeli, birlikte 'bir' olabilmeliymişiz gibi.... O kadar çok hayal kurabiliyorum ki, özne o olunca yanımdaki. Oysa şimdi, facebook denen o yerdeki duvarına, yazdığım alakasız bir yoruma, ki onun yazdıklarıyla da alakası yok, bir tepki bile göstermediği için, içim burkuluyor. Gözlerim yaşarıyor.
Her şeyi unutuyorum. Sadece ağlamak istiyorum. Bebeği elinden alınan kız çocuğu misali, o benim olana dek, ağlamak, ağlamak, ağlamak...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Blogger tarafından desteklenmektedir.

0 yorum:
Yorum Gönder